Sayfalar

beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2012 Çarşamba

İshal Durumunda Yapılması Gerekenler ve Beslenme


 İshali olan kişilerin posasız ve yağsız besinleri tüketmesi gerekir. Kişisel temizliğe dikkat etmek, sebze ve meyveleri tüketmeden önce mutlaka bol su ile yıkamak alınacak önlemler arasında gelir
 Yaz ishallerinde sıklıkla karşılaşılan durum hava sıcaklığı yüzünden bakterilerin hızla çoğalarak su veya besini kirletmesidir. Genelde kirlenmiş suların içilmesi veya bu sularla yıkanmış meyve ve sebzelerin yenilmesi yaz ishallerinin başlangıcını oluşturur. Özellikle durgun sularda, kanalizasyonun karıştığı sularda, iyi ilaçlanmamış içme ve kullanma sularında mikroplar uzun süre yaşayarak, çoğalır. Bu suların içilmesi veya böyle sularla bulaşıkların yıkanması risklidir. Diğer taraftan pişirildikten sonra buzdolabına konmayı unutulmuş yemekler, çiğ sebzelerle hazırlanmış iyi yıkanmamış salatalar ve meyvelerin tüketilmesi sonucu da ishal yapan mikroplar, ağız yoluyla alınarak insanların bağırsaklarına ulaşır.

İshal, dışkının sıklığında, miktarında ve hacminde artma olarak tanımlanabilir. Günde üç veya daha fazla sulu dışkılama ishal kabul edilir. İshal durumunda bağırsak hareketleri artar, normal süreden daha kısa aralıklarla dışkılama meydana gelir, dışkı şekilsiz, yumuşak ve sulu bir görünümde olur.
Su kaybının sonuçları
İshal döneminde vücuttan aşırı su ve elektrolit kaybı olacağı için kişide dehidratasyon (vücudun susuz kalması), deri tonusunda azalma, ani kilo kaybı, halsizlik, kansızlık, kalp ritm bozuklukları, böbrek yetmezliği, şuur bozuklukları, karın ağrısı, karında burkulma, iştahsızlık, iltihabi durumlarda bu bulgulara ek olarak ateş ortaya çıkar. Ayrıca cildin soluk bir renk alması ve kuruması, göz çukurlarının belirginleşmesi su kaybının sonuçları arasındadır.
Genel olarak mikrobik kaynaklı ishaller için ilaç tedavisi gerekmektedir. 24 saatten fazla süren ishallerde en yakın sağlık merkezine başvurulması gerekmektedir. Sıvı ve elektrolit kaybının az olduğu durumlarda, hastaya ishal için uygun bir diyet verilerek tedavisi yapılır.  Ancak aşırı su ve elektrolit kaybı varsa ya da ağır dizanteri halleri, kolera şüphesi olanlar varsa mutlaka hastaneye yatırılmalı ve kaybedilen su ve elektrolitlerin yerine konması amacıyla serum verilmelidir, daha sonra ishale neden olan ilaçlar saptanıp uygun ilaç ve diyet tedavisi yapılır.
İshal diyetinin temel amaçları
* Bireyin kaybettiği su ve elektrolitin yerine konması
* Bireyin enerji ve besin öğeleri gereksinimlerinin karşılanması
* Bağırsakların çalışma hızını artıran posalı besinlerin azaltılması
* İshali olan kişilerin posasız ve yağsız besinleri tüketmesi gerekmektedir. Posa içeriği yüksek çiğ sebze ve meyveler, kuru baklagiller, tam tahıl ürünlerinden bu dönemde uzak durulmalıdır. Ayrıca kuruyemişler, şeker ve şekerli yiyecekler, çikolata, yağlı yiyeceklerden (kızartmalar, mayonez, tereyağ, kaymak vb) kaçınılmalıdır. Bu dönemde kızartma yerine haşlama ve fırında pişirme yöntemleri uygulanmalıdır. Acılı ve fazla baharatlı besin tüketilmemelidir. Sucuk, salam, pastırma gibi şarküteri ürünlerinden kaçınılmalıdır.
* Yağsız makarna ve pirinç pilavı, pirinç lapası, yayla çorba, yağsız beyaz peynir, yoğurt, kabuksuz elma, muz, şeftali, havuç, haşlanmış patates-patates püresi, haşlanmış yağsız et ve tavuk, yağsız ızgara köfte tüketilebilir. Ayrıca tuzlu ayran, taze sıkılmış meyve suları (elma, şeftali, kızılcık v.b.), açık çay ve bol bol temiz- güvenilir su içilebilir.
* Hastalık boyunca evde istirahat edilmelidir.
İSHAL DURUMUNDA UYGULANABİLECEK ÖRNEK LİSTE
Gün boyunca bol su içilmesi önemlidir
KAHVALTI:
Şekersiz çay (şeker bakteri üremesini artırır)
1 -2 dilim az yağlı beyaz peynir (yağ bulantıya sebep olabilir ve dışkılamayı artırabilir)
1-2 dilim beyaz ekmek

KUŞLUK:
1-2 bardak tuzlu ayran
1 porsiyon meyve (elma, muz veya şeftali-kabuksuz olmalıdır)

ÖĞLEN:
Haşlanmış veya fırınlanmış et (yaklaşık 3 -4 köfte kadar-120g)
1 tabak pirinç pilavı veya makarna (az yağlı)
1 kase yoğurt (200g-az yağlı)
1- 2 dilim ekmek

İKİNDİ :
1-2 bardak tuzlu ayran
1 adet galeta ve   yağsız peynir

AKŞAM :
1 kase yoğurtlu   pirinç çorbası
1 tabak yağsız patates püre
1 kase yoğurt
1 -2 dilim ekmek

GECE :
1-2 porsiyon meyve

İshallerin önüne geçilebilmesi için;
1- Kişisel temizliğe dikkat edilmeli, Eller daima temiz tutulmalıdır. Dizanteri mikrobunun el üstünde 5 -10 dk tırnak içinde 45 dk yaşadığını unutmamak gerekir.
2- Güvenilir olduğu şüpheli sular tüketilmemelidir. Ya da sular kaynatılarak içilmelidir.
3- Kullanılan ve içilen suların klorlama işlemi düzenli olarak yapılmalıdır.
4- Sebze ve meyveler tüketilmeden önce mutlaka iyice bol su ile yıkanmalıdır.
5- Süt, yoğurt ve peynir alırken ambalajlı olanlar tercih edilmelidir. Açık süt, yoğurt ve peynir satın alınmamalıdır.
6- Alınan besinlerin üretim ve son kullanma tarihleri mutlaka kontrol edilmelidir.
7- Besinlerin üreticiden tüketiciye kadar ulaşmasında geçen her safha denetlenmelidir çünkü soğuk zinciri kırılırsa mikroplar hızla üremeye başlar.
8- Süt, yoğurt, yumurta, kıymalı yiyecekler, et, yağ vb. buzdolabında saklanmalıdır.
9- Sütlaç, kazandibi, muhallebi, dondurma gibi sütlü tatlılar da hazırlandıktan sonra soğutucuda bekletilmelidir aksi takdirde tehlikeli olabilecek besinler arasındadırlar.
10- Çiğ veya az pişmiş etler tüketilmemelidir. Çünkü iç sıcaklıkları zararlı mikropların ölmesini sağlayacak kadar yükselmeyen köfteler ile havasız ortamda mikropların üreme riskinin artması nedeniyle bütün olarak kızartılan tavuklar risk oluşturmaktadır.
11- Güvenilir bulunmayan ve mutfağı bilinmeyen yerlerden yemek yenilmemelidir.
12- Özellikle yaz aylarında çok yağlı yiyecekler yerine taze meyve, sebze, yoğurt, beyaz et vb. beslenmeye özen gösterilmelidir.
13- Sineklerin yaz aylarında ortaya çıkması ve çöplerden yiyeceklere mikrop taşıması nedeniyle ilaçlama yapılmalıdır.
14- Tüm bunların yanında ishalin alerjik etkenlere, hava ve iklim değişikliklerine, aşırı yorgunluk ve gerginliğe bağlı olarak da gelişebildiği unutulmamalıdır.

7 Ağustos 2012 Salı

Kansızlık Belirtileri ve Tedavisi


  Kansızlık birçok nedenlerden meydana gelen bir durumdur Belirtileri genellikle aynıdır ama hastalığın ve kansızlık derecesine göre değişir Yorgunluk, zayıflık, baş dönmesi kulak çınlaması, gözlerde le­keler solgunluk ve baş ağrıları en çok görülen belirtilerdir. Eğer kanama ilerlemişse nefes darlığı, nabzın süratlenmesi, zayıfla­ması ve nihayet koma hali görülür.
  

Kansızlık Belirtileri Nelerdir?
   İnsanların vücudunda bulunan organların dokuların sürekli oksijene ihtiyacı vardır. Kanda bulunan alyuvar sayısının ya da alyuvardaki oksijen taşıyan hemoglobin molekülünün azalması halinde kansızlık ortaya çıkar. Böylelikle dokulara olması gereken ölçüde oksijen gidemez. Kansızlık sorunu bazen kötü sonuçlar ortaya çıkarabilir.
Vücutta kan kaybının çok olması halinde ya da alyuvar yapımının azalması ve yıkımının artışına neden olan bir durum ortaya çıkması durumunda anemi oluşur. Alyuvarların ana maddesi Hemoglobindir ve oksijen taşır. Hemoglobin miktarının yetersiz kalması ya da yapısında bir bozukluk olduğundan yapması gerekeni yapamaması halinde anemi meydana gelir.
Aneminin çok fazla çeşidi vardır ama büyük bir kısmı da fazla görülmez. Hemoglobin konsantrasyonunun erkekler için 14gr/dl'nin kadınlar için ise 12gr/dl'nin altına inmesi anemi olarak kabul edilir.
Belirtiler
• Tırnak dibindeki etlerin göz kapaklarının içinin dişetlerinin ve de avuç içinde bulunan çizgilernin renksiz olması
• Vücut renginin olması gerekenden daha renksiz olması ya da dudakların mor bir renk alması
• Vücut direncinin az olması ve kendini sürekli yorgun hissetmesi
• Efor sarfedilen işler yapıldığında çarpıntı olması ve nefes darlığı çekme
• Kulaklarda sürekli çınlama ve uğultu oluşumu
• Uyuşma ve karıncalanma hissini en çok da bacaklarda duyma
• Beslenirken yutmakta zorluk çekmek
• Tırnakların görünüşünde farklılıklar olması
• Kadınlarda regli düzensizlikleri
• Bacaklarda sık sık açık yaraların meydana gelmesi
• Dalak da büyüme olması
• Kalp atışlarında düzensizlik olması ve kalp sesinin değişiklik göstermesi

Kansız Kişilerde Görülebilecek Belirtileri
Yorgunluk, halsizlik,
Baş dönmesi,
Çabuk yorulma,
Solukluk,
Çalışma kapasitesinde azalma,
İştahsızlık, bazen bulantı,
Çarpıntı,
Nefes darlığı,
Üşüme hissi,
Saçlarda dökülme,
Konsantrasyon bozukluğudur.


Kansızlık Oluşumunun Etkileri
Kan Kaybı Olması
• Kan damarlarının birinin bir şekilde zarar görmesi
• Vücudun herhangi bir organında ya da başka bir yerinde sık sık kanama olması
Alyuvarların Yetersiz Olması
• Alinmasi gereken gıdaların alınmaması halinde oluşan vitamin eksikliği (vitamin B12 vitamin C folik asitdemir)
• Lösemi tumor ya da radyasyon gibi nedenlerle kemik iliğinin zarar görmesi
• Kemoterapi ilaçları gibi ilaçlar kullanımıyla kemik iliğini baskıya almak
• Kalıtsal bozukluklar
• Endokrin bozukluklar (örn; tiroid veya böbrek yetmezliği)
Alyuvarların Yüksek Miktarda Yıkıma Uğraması
Alyuvara bağlı olmayan nedenler;
• Bağ dokusu hastalıkları
• Vücuda zararlı mikropların girmesi
• Nedeni anlaşılamayan anomaliler
• Dalak anomalisi
• Fiziksel ve kimyasal oluşumlar
• Tümörün ortaya çıkması
Alyuvarın neden oldukları;
• Yetersiz enzim
• Genetik sorunlar
• Hemoglobin yapısındaki bozukluklar
• Alyuvar hücre zarında anormallikler
• Globin ve hern de anormallikler.

Hemoglobinin ana maddesi demirdir. Demir eksikliği anemisi en çok görülen anemi türüdür. Bunun oluşumunun sebepleri ise şöyle sıralanabilir:

• Besin alımında gerektiği kadar demir alınmaması.
• Barsaklarda demir emiliminin bozulması (örn; geçirilmiş mide-barsak ameliyatları sonucu)
• Kan kaybı (kadınlarda ağır geçen regli vb. gibi}
• Demir ihtiyacının artması (özellikle büyüme çağındaki çocuklarda gebelerde emziren annelerde adet görmeye başlayan kız çocuklarında)
Teşhis
Hastalığınızın anemi olduğu belirlendiyse bunun hangi çeşit anemi olduğu ve nedeni araştırılmalıdır. Kan testleri yaptırdığınızda aneminin sebebinin kan bozukluğundan mı ya da başka sebeplerden dolayı mı oluştuğunu öğrenebilirsiniz.
Tedavi
Aneminin sebebi demir eksikliği ise; vücudun neden sürekli kan kaybettiği incelenmelidir. Kanama olabilecek bütün yerler kontrol edilmeli ve gizli bir kanama olup olmadığı konusunda araştırmalar yapılmalıdır.
• Kan kaybı söz konusuysa nedeni belirlenerek tedavi yapılır.
• Demir emilim kusuru sindirim sisteminde bir bozukluk yoksa ve ağızdan alınan demire karşı bir sorun yoksa demir tabletler verilir.
• Demir tabletler ağızdan alınamıyorsa demir enjekte edilir.
Vitamin B12 ve Folik asit eksikliğine bağlı anemi görüldüğünde ise eksikliği gidermek için doktorunuz istediği şekilde takviye yapar.